Kadın dedi ki: -Sus dedim sana, sus, bana cevap verme.” Erkek gözlerini kıstı, kirpikleri yay yaydı. -? Kadın dedi ki: -Bilmiyor muyum sanki gerçekte söylemek istediklerini. ve adam uzun uzun duvara baktı: -? ve kadın dedi ki kendi sesine de sağırlaşarak: -Susarak ne çok şey söylüyorsun aslında. Giderim diyorsun, karışma bana diyorsun. Artık bitti diyorsun. Buraya kadar. ve adam sakinliğini sessizliğine sürterek: -Ne çok şey biliyorsun. İçimdekileri de görüyorsun. Kendince. O zaman bana ne gerek var hayatında. ve kadın gürledi son sürat virajı alamayarak: -Daha fazla kalbimi kırma. Bu deniz manzaralı evde, deniz görmeyen odanın duvarı kadar renksiz ve soğuksun. ve adam olmuşsun dedi içinden , kapatalım altını.içinden konuşurken ağzından dökülüverdi dosyadaki ana başlık: -Bu evi satın aldım. Anahtarları çıkarken bırakırsın, elimde tahliye emri- “Var” lafını duymadı kadın. Çıplak ayak kapıya yöneldi. sustu kadın, sustu…daha çok sustu…İçinden kusmak geldi;ama yine sustu.Elini geçmişin izleri kanattı, ağzının kenarından ciğeri söküldü, sokak kapısına takıldı, evden uzaklaştıkçe ciğeri söküldü, ilmek ilmek, ılık ılık sonra öksürerek, boğularak kanadı içi… Sahile döndüğünde ayakları çıplaktı, gözlerinde gökkuşağı vardı.
Kategori:
Kişisel