pat pat pat, kim o? KASIMPATI

Şiirler
93 görüntülenme
Pişti. Şİmdi hatırla bakalım en son ne zaman pişti oldun ey okur. Bir davette senin elbisenin aynısının iki beden küçüğünü giymiş bir 25’likle pişti olmak beni hiç rahatsız etmez, der misin? Şİmdi bana kalkıp en yakın arkadaşının, kuzenin düğününde giyeceği elbiseye giremediği için bir haftalık ölüm orucuna benzer rejime giren hiç kimseyle tanışmadığını söyler misin? İnanmam…vallahi inanmam. Zayıf gösteren renk… boy uzatan boyuna çizgi… mide saklayan, iz göstermeyen, en az iki beden küçülten, varmış gibi yaptıran, yokmuş gibi saklayan çamaşır nedir, bilmiyorum der misin? Gerçek çorap bedenine uygun çorap almak mı âdetin? Kilo fazlan yoksa bunlar ne demek hiç bilemezsin. Ah ah… nedir bu balık etli kadınların çektiği… kapat, sakla, dikkati başka yöne çek….göster,vurgula… Nasıl bir sektör ki içindeyken insanı inandırır mahsuscuktanlıklara… Takma saç, takma tırnak, takma kirpik, topuk derken kendinden uzaklaşıp sahici adamlar isteyen ey otuz yaş üstü kadınlar… ciltlerinde, topuklarında bebek hissi arayan, krem sürerken yorulan, spor yaparken ayakkabısına uygun renkte havlu kullanan ah ayrıntıcı, ah bozguncu, ah kimseye ihtiyaç duymayan, özgür…ah kim kime dum dumalar…. Biliyorum sen asla onlardan biri değilsin. Modelini beğenip sana dar gelen bir şeyi henüz almamışsındır, eminim. Kilo da alsan “Ben bu bedeni giyiyor olamam!” deyip bir küçük bedenini de almamışsındır hiç. Topuklu ayakkabı giyerken aynı modelin düz şeklini gece gezmesinde taşımamışsındır yanında, bilirim. Mesela evinde güzel renkli desenli şık markalara ait kırışıksız karton torba biriktirme alışkanlığın hiçbir zaman olmadı. Alışveriş yaptığın market torbasını da hemen atarsın, paket lastiği asla saklamazsın. Ambalajını beğendiğin için tercih ettiğin dondurma kabını saklama adetin yoktur, vallahi yoktur.Bilirim. Yedeklemezsin evde hiçbir şeyi. Ve en önemlisi evinde mum varsa mutlaka yakmışsındır, yakmaya kıyamadığın mum yoktur kesin, eminim, vallahi eminim. Kadınlar… Hazırlanmaya çalışırken seyredilmesi gereken, ibret alınası kadınlar. Onların telaşını anlamayan pişkinlikte ,hatta bazen sinirlenen erkekler… Son anda beliren kızarklığı nazar sayan, kapı önünde kıyafetinin uygun olmadığını düşünen, üçü de birbirine benzer renkte ayakkabıdan seçim yapamayan ve fikir soran; ama asla ona uymayan kadınlar. Demem o ki: Bunlardan hiçbirini tanımam. Hiçbiri bana tanıdık değil. Hiçbir zaman kilo sorunum olmadı. Hep gerçek kimliğimin farkındaydım. Hep yakışanı giydim. Hayatla hiçbir zaman derdim olmadı benim. Çatışmadım, kırılmadım, eğilmedim, bükülmedim. Hep ağırbaşlıydım. Akşam yediden sonra hiçbir zaman birşeyler atıştırma ihtiyacım olmadı. Sıkıldığım için “amaçsızca yemek yemek nedir” bilmedim. Hiçbir zaman beni ağlarken, rimelim akmış görmediler. Hiçbir zaman rujum dişime bulaşmadı, kimse dişimde dereotu parçası görmedi. Fotoğrafta zayıf ve kırışıksız çıkma takıntım olmadı. Gıdı, gıdıklamanın köküydü, onu da bilmem, ne gıdıklanırım, ne korkularım vardır karanlıktan, böcekten. Bununla da kalmam, benim için bez, bezdir.Mutfak bezi, yer bezi, cam bezi hiç önemli değil. Yemek takımlarım masa örtümle, bardaklarımla uyumlu olmuş, olmamış kime ne… Bardak bardaktır. Evde de konfor ararım. Minimalist yaklaşımlarla göz yormayan, işlevi olmayan ürünleri barındırmayan bir evim var. Sadece iki çift ayakabım var. Biri yazlık biri kışlık. Hiç anlamam insanların ayakkabı takıntılarını. Giysi dolabıymış, kıyafet odasıymış ne saçma. İnsanlar vakitlerini ne kadar gereksiz ayrıntılarda harcıyorlar. Ben bilirim ki aslolan sağlıktır. Dengedir. Dengeli beslenme, dengeli renk, dengeli hayat. Oh ne rahat. İşte böyle dostlar. Dün verdiğim seminerde bunları söylüyordum. Kadınlar ve erkekler beni alkışlıyordu. Yaşını asla bilemeyeceğim donuk bakışlı bir kadın yüzünde belli belirsiz bir gülümsemeyle bana yaklaşıp “geleceğe yöne veren kadın plaketini” veriyordu. Elimdeki kahvenin sıcaklığı, gözlerimin canlarını buğulandırmış olacak. Ayaküstü aklımdan geçenler içimi ürpertti. Uzun zamandır böyle bir kabus görmemiştim sanırsam. Eğer sen de ben de takıntılarımdan, kasıntılarımdan memnunum, ayak üstü hayal de görürüm kime ne diyorsan…kilo da alırım istersem de veriririm…benim bedenim, benim kararım diyorsan…., okudukların seni gülümsettiyle…bu takıntılarım var keşke bazılarından kurtulabilsem ya da adam sen de, kime ne, kim kime dum duma diyorsan….. bir kasımpatı resmi ekle sayfanın dibine… pat pat pat…kim o kasımpatı diyelim birbirimize…

Yorumlar

Yorum Yap

* Zorunlu alanlar. Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!