Çalıntı, sıkıntılı huzur… Unutmaya yemin etmek… Unutmamaya direnmek… Bozulan yeminler… Unutulan kesintisiz uyku… Hayat denen tren bu muydu? Ben sustukça içimde raylar uzadı, gidişler ertelendi, sensizliğin sesi sessizlikte boğuldu, sen de… Benimsediğim senden, kendiliğinden, kendimi çıkarsam geriye ne kalır? Eriyen zaman üstünde dolaşır irkildiğim her an. Kendimi anlamayı, avutmayı unutmuşken dalga köpüğüne gece bulaşır. Bir beyaz karanlık, bir kefen asaleti, bir zorlama uyanış, bir zorla kendini kabullenme çabası. Gitti. Bitti.. Unutamamıştım… Unuttuğumu sandığım her anda evdeki anılarla kavgaya kalkıştım. Ağlamak yerine kahkaha attım. İçimden soğuk, donuk, yapışkan bir şiir aktı. Tiksintiyle ellerimi yıkadım. Bilinçaltın kurtlanmış dediler, antibiyotik kesmez sol kolunu da keselim ancak uzaklaşırsın bu dertten dediler. Sol koluma baktım. Sol kolum Murat’tı. Gülüşü, sabah neşesi süzülürdü omuz başımdan. Ben öyle sanmışım. En çok annesine kızmışım sonra ablasına sonra kendisine… Benden vazgeçtiği her an’a bir türkü yakmışım, sonra hepsini dinlemeden asansör boşluğundan atmışım. “Benim gibi yere çakılsın istemişim.Sözler, sözler, sözler… Uçuşuyor sözleri boz bulanık havada. O hayatına devam etmiş, bir şarkıya eşlik etmiş, kim bilir belki kaç kadında unutmuş bensizliği… Ben onu başkasına sarılırken hissettiğim her an için, için için ağlamışım. Bombalar patlamış içimde, sokaklarda, canlar birbirine karışmış, acıdan kurumuş kan gözyaşları, ben üzüldüğüme, kendime, acımın sığlığına ağlamışım. Üzüldüğüme üzülüp ağlamış gökyüzü sebepsiz; bir başka yakada güneşler açmış ben hiçbir şey yapamamışım. Soluksuz, umutsuz sürüklenmişim. Uyumak için bir glikoz şurubu içmişim. hayatımdan renk akmış, görünmez olmayı seçmişim. Kokunun sindiği duvarlardan çıkmış göz yaşı lekelerim, üstünü mantolamışlar, bastığın yerlerin parkeleri değişmiş, zilden adım silinmiş, kalpten seni kazımışım, genimden isli sisli kan kokusu yükselmiş. Seni unutmaya çabaladığım her sivri dikende kendimden bir şey bırakmışım, yolumu bulamazsam benden bir iz kalsın diye… Bir bakmışım diz kapaklarımda kan lekesi, kaburgamda bir çatlak, dilimde sensizlik, ruhumda derin boşluk. Özlemek değil bu, aşk da değil, sevgi de değil. İnsanın kendine zulmü. Bak, ruhumdan kırık kanatlar çıkardım. Sırtıma batmış hançerlerden sana kapı yaptım çık diye. Anahtarı da üstünde bıraktım çekerken çek de anahtar üstünde kalsın içeride bir daha o kapıdan ne sen ne de ben giremeyelim diye. Bilinçaltım sayıkladı seni sandım, meğer çoktan unuttuğum kendimmiş beni çağıran. Aynadaki kadın donuktu. Sol kirpiği dökülmüş, yüzünde oynanmamış fotoğraf donukluğu… gülümseyecek oldu , çizgileri derinleşti,ağlamak istedi, içinden bir kara sinek çıktı. Bozuk et kokusu vardı nefesinde. Unuttuğunu sandığı et kokusu. Ayaklarım çok soğuk ısınmaz ki hiç dedim. Benim de dedi. Ben çok yorgunum, kanım kurudu, yaşlandım dedim. Ne önemi var ki dedi. Kilo aldım, kendimden vazgeçtim, dipteyim dedim. Birlikte yüzeriz dedi. Liman mısın gemi mi dedim. yaralı gemi, iskelesiz limanım dedi. Sen nesin dedi bana. Hçim dedim, yokum, soluğum, solgunum, değersizim dedim. Gözlerinde ışık var, daha ölmemişsin dedi. Ellerini tuttum sıcacıktı. Ayaklarım çok soğuktur dedi. Isıtsana beni… Bilinçaltımda bir kıpırtı hissettim. Koca koca kova kova çürük et kokusu çıkardı içimden kara sinekler. Sinsi bir yılan geldi, dedi çok zehirledim seni önceleri, artık uyanma vakti. hani kırmızı elma yok mu dedim. Günaha girelim. Önce bir arın yeşil çayla dedi. Önce arın… Ben bir nefes aldım, ciğerlerim yandı, ben bir şarkı tuttum, içinden melek çıktı, “ben seni unutmak için sevmedim” şarkısını söylesin biri istedim. “Sevmeseydin, bana ne” dedi bilinçaltım. Bak dedi, şunu imzala bıktım senden. Nereye dedim. Ben buradayım sen neredesin dedi. Topla pılını pırtını artık kendine gel dedi Murat dedim… oooo, at onu yüksekten, sağırlaştı kalbine o zaten hiç yoktu sadece sen vardın dedi, sen neden vazgeçmedin benden dedim. korktum kendinden geçtiğin için, ben seni düzeltirim git bir yüzünü yıka gel dedi kalktım, buz gibi soğuk suyla yıkandım.Korkma daha ölmezsin dedi. Ayaklarım sıcacıktı.
Kategori:
Şiirler