Sabahları huysuz musun? Kendi başına mı kalkarsın ey oğul. Sabah zilin kaç kez çalar. Uyanınca gülümser misin oğul, ben sevmem sabahları yüzümü yıkamayı. Uykumun şeytanı silinmesin isterim. Sen soğuk suyu sıcak bedenine, yüzüne çarpmayı sever misin oğul. Sana sabah okula gitmek zul gelir mi? Bir kız var mı görünce kaşlarından martılar uçuşturan? Dudaklarıyla ateşini ölçmüş müydü annen, bir sıcak dudağa değdi mi elin? Bir göz yaşına değdi mi dudağın. Bir bulut geçti mi gözünden bir genç kızın, senin yüzünden? Sinemadan çıktın mı mesela, yarısında, bir otobüsün kapısı kapandı mı suratına, dondurmanın topu düştü mü külahından, toza alerjin var mıydı mesela, kaç kere hapşırırdın en fazla? Kİm ne isim taktı, kim neye kızdırdı seni? Ruhunun yangınlarını iki satırladın mı? Dibini sıyırdın mı muhallebi tenceresinin? Bakkala gitmemeyi düşledin mi? Annen tost makinesinde bayat ekmekleri kızartaydı ya üşeneydin ya bu sefer, gitmeyeydin bakkala… Bu hayattan ne yedin de , neyden bunaldın da tutmadı eti bedenin 16 kilo kaldın. Bir damacanalık ömürle tamamlandın, ölümsüzlük uykusunun şeytanına aldandın. dudaklarında morardı son cümlen… ben daha doymadım…
Kategori:
Kişisel